25 Mart 2015 Çarşamba

ÜLKEMİZDE GDO GERÇEĞİ

Merhabalar bu konuda sizleri bilgilendirmek ve GDO 'lu ürünlerden uzak durmak için bir blogger ve biyolog olarak zaman zaman sizlerle internetten derlediğim bilgileri paylaşıyorum. GDO çok hassas ve tehlikeli bir konu insan sağlığıyla oynuyorlar yediğimiz her gıdaya GDO girmeye başladı artık ve bizler bu konuda bilinçlenip doğruları öğrendikçe inanıyorumki GDO 'lu üretimlerde yok olacaktır.Sizlerle GDO hakkında bir kaç temel konuyu paylaşmak istiyorum.Biraz uzun olabilir ama okumanız sizlerin yararına olacaktır.Başkent Üniversitesi öğrencilerince hazırlanan Yüzyılımızda GDO Gerçeği isimli yayından sizler için derlediğim bilgiler;
*GDO, bir organizmanın sahip olduğu genetik bilginin bir kısmının başka bir organizmaya aktarılmasıyla elde edilen yeni organizmadır.
*GDO‟lu ürünlerde üretim, kalite ve dayanıklılık süresinin artışı, ilaç üretimi, yeni besin türlerinin eldesi, ürün atıklarının azaltılması ve çevreye kazandırılması gibi yararlar sağlanırken; antibiyotiğe dirençlilik, potansiyel toksisite, istenmeyen gen değişimi, tür zenginliğinin azalması, haksız rekabet gibi zararlar da doğmaktadır. 
*Birincil olarak, pamuk; yağ, hayvan yemi, tekstil ve katkı maddesi sanayiinde, mısır; yağ, un, nişasta, glikoz şurubu üretiminde, soyaysa yağ, kauçuk, yem, mürekkep, inşaat malzemesi üretiminde kullanılmaktadır.
GDO'lu ürünler :
MISIR ; Kullanım amaçlarının en önemlisi insektisitlerin kullanımına gerek duyulmamasıdır. Böylece çevre kirliliğinin azaltılması ve çiftçinin görev yükünün azaltılması amaçlanmaktadır.GDO‟lu mısır tüketimi ile ilgili sıçanlar üzerinde yapılan bir çalışmada, başlıca olarak böbrek ve karaciğer üzerinde etkisinin olduğu tespit edilmiştir.Genetiği değiştirilmiş mısır; başlıca olarak yağ, un, nişasta, glikoz şurubu, sakarozda kullanılmaktadır. Bunların kullanımıyla bisküvi, kraker, kaplamalı çerez, puding, bitkisel yağ, mama, şekerleme, çikolata, gofret, hazır çorba gibi ürünlere de katılmaktadır. Ayrıca GDO‟lu mısır tüketen tavuk ve benzeri hayvansal gıdalar aracılığıyla da tüketilmektedir.
PAMUK ; Pamuğun tohumu bitkisel yağ üretiminde kullanıldıktan sonra arta kalan küspesi, yüksek protein içeriğinden dolayı hayvan yemi olarak kullanılır (hayvansal gıdalara katılır)
SOYA ; Soyada GDO tekniği uygulanmasının en temel amacı; soyayı biyodizel yakıt olarak kullanmaktır.Soyanın kullanım alanları; kahve kreması, pişirme yağı, dolgu yağı, margarin, mayonez, ilaç, yem, farmasötik insektisit, kauçuk, yağ, antikorozyon maddeleri, antistatik maddeler, macun bileşenleri, inşaat malzemeleri, bakım yağları, mürekkep, baskı maddeleri ve analitik kimyasallardır.



BİYOGÜVENLİK YASASI

 *GDO veya ürünlerinin ithalatı, ihracatı, deneysel amaçlı serbest bırakılması, piyasaya sürülmesi ile genetiği değiştirilmiş mikroorganizmaların kapalı alanda kullanımına, bilimsel esaslara göre yapılacak risk değerlendirmesi sonrasında karar verilecek. (Madde 3 bent1)
*Ürün, insan, hayvan ve bitki sağlığı ile çevre ve biyolojik çeşitliliği tehdit etmeyecek. (Madde 3 bent 5/a)
*Üretici ve tüketicinin tercih hakkını ortadan kaldırmayacak. (Madde 3 bent 5/b)  Ekolojik dengesinin ve ekosistemin bozulmasına neden olmayacak. (Madde 3 bent 5/c)
*GDO ve ürünlerinin çevreye yayılma riski bulunmayacak. (Madde 3 bent 5/ç)  Biyolojik çeşitliliğin devamını tehlikeye düşürmeyecek. (Madde 3 bent 5/d)
*GDO denetimi için dokuz kişiden oluşan Biyogüvenlik Kurulu oluşturulacak. (Madde 9 bent 2)
*Kurul kararlarına aykırı olarak GDO ve ürünleri kullanılamayacak. Genetiği değiştirilmiş bitki ve hayvan üretilemeyecek. (Madde 15)
GDO ve ürünlerinin bebek mamaları ve bebek formülleri, devam mamaları ve devam formülleri ile bebek ve küçük çocuk ek besinlerinde kullanılması yasaklanacak.(Madde 5 bent 1/d)
*Her bir GDO ve ürününün ilk ithalatı için gen sahibi veya ithalatçı, yurt içinde geliştirilen GDO ve ürünü için ise gerçek ve tüzel kişiler tarafından Bakanlığa başvuru yapılacak. Başvurularda, başvurunun içeriğine ilişkin bilgiler ile GDO ve ürününün ne amaçla kullanılacağının belirtilmesi zorunlu olacak.(Madde 3 bent 2)
*Deneysel amaçlı serbest bırakma veya piyasaya sürme amacıyla ilk defa ithal edilecek GDO ve ürünleri için ithalattan önce, yurt içinde geliştirilenler için ise piyasaya sürülmeden önce Bakanlığa ayrı ayrı başvuru yapılacak.(Madde 3 bent 9)
*GDO ve ürünlerinin transit geçişinde her bir geçiş için Bakanlıktan izin alınması zorunlu olacak.(Madde 3 bent 10)
*Araştırma yapmaya yetkili kuruluşlar tarafından bilimsel araştırma amacıyla ithal edilecek GDO ve ürünleri için Bakanlıktan izin alınacak.(Madde 3 bent 11)
*GDO ve ürünleri ile ilgili yapılan başvurular hakkında risk ve sosyo-ekonomik değerlendirmeye ilişkin bilimsel raporlar, Kurul tarafından, biyogüvenlik bilgi değişim mekanizması vasıtasıyla kamuoyuna açıklanacak.(Madde 3 bent 12)
*GDO ve ürünlerinin piyasaya sürülmesinden sonra kararda verilen koşullara uyup uyulmadığı kontrol edilecek(Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı tarafından).(Madde 7 bent 1)
*Kararda belirtilen koşulların ihlali veya GDO ve ürünleriyle ilgili olarak herhangi bir riskin ortaya çıkabileceği yönünde yeni bilimsel bilgilerin ortaya çıkması durumunda, karar Kurul tarafından iptal edilebilecek. Kararı iptal edilen GDO ve ürünleri toplatılabilecek. İnsan, hayvan, bitki sağlığı ile çevre ve biyolojik çeşitliliğe olumsuz etkisi olduğu tespit edilenler derhal imha edilebilecek; herhangi bir olumsuz etkisi tespit edilmeyenlerin ise mülkiyeti kamuya geçirilebilecek.(Madde 7 bent 2)
*Usulsüz kullanımlarda on yıla varan hapis cezaları ve para cezaları uygulanacak. (Madde 15)
*Belirlenen eşik değerin üstünde GDO içeren ürünlerin etiketinde GDO içerdiği açıkça belirtilecek. Her bir GDO ve ürününe ayırt edici kimlik verilerek kayıt altına alınacak.(Madde 7 bent 4,bent 3)
*Çıkan yasada belirlenmiş bir eşik değerden bahsedilmemiştir.

Bu bilgiler ışığında GDO'lu ürünlerden elimizden geldiğince uzak durmak en doğrusu olacaktır, yakın zamanda ülkemizde limanda bekletilen kırmızı mercimeklerde GDO tespit edilmesine rağmen bir işlem yapılmadığı ve ülkemizde bu ürünlerin satışa sunulacağı korkusu var olup insan sağlığı bu kadar bvasit olmamalı diye düşünüyorum. Ve GDO 'lu mercimekleri ülkemize sokup satışa sunma kararını verme yetkisine sahip kişiler önce torba torba alıp kendi ailelerine sevdiklerine bu mercimekleri yedirsinler bunuda yapamayacaklarına göre limanda beklemesine hiç gerek yok aynen geri gönderilsin zamanında ülkemizden giden neler geri gönderilmedimi Avrupa Birliğine girmeye çalışırken birazda halkın sağlığıyla oynamamayı örnek alsalar ne güzel olacak ...

Umarım bilgilendirici olmuştur, en güzeli imkanlar doğrultusunda doğal ve organik ürünler tüketmek yapabiliyorsak kendi ürünlerimizi yetiştirmek en güzeli öyle değilmi

sevgiler :)



18 Mart 2015 Çarşamba

18 MART ÇANAKKALE ZAFERİNİN 100.YILI

Onlar geri dönmeyi düşünmediler bile... Yaşları 15'lerde gencecik fidanlar bu vatan uğruna şehit düştüler.Şu an Türkiye Cumhuriyetinde özgürce yaşayabiliyorsak bu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve şehitlerimiz ve gazilerimiz sayesindedir.Başta ulu önderimiz Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizi saygıyla ve rahmetle anıyoruz
Bu vatan kolay kazanılmadı , hiç kimse Türkiye Cumhuriyeti topraklarından 1 cm bile almayı aklından bile geçirmemeli bu ülke sahipsiz değil Atatürk gençliği her daim vatan toprağına sahip çıkacaktır...




16 Mart 2015 Pazartesi

MANTARLI BİFTEK

Merhabalar bugün sizlerle hem pratik hem leziz bir tarif paylaşmak istiyorum.

MALZEMELER
7-8 adet dana biftek (kişi sayısına göre artırılabilir)
1 orta boy soğan
yarım çay bardağı sıvı yağ
tuz , karabiber , kekik
1 kase ayıklanmış mantar
1 yemek kaşığı tatlı biber salçası
1 su bardağı su 
Sunum için patates püresi
 (4-5 adet haşlanmış patates , 2 yemek kaşığı zeytinyağı ve yarım çay bardağı süt)

YAPILIŞI
Isıtılmış tavaya sıvı yağ konulur , biftekler 3 er 3 er tavaya konup rengi döndürülür ve kenara alınır.Tüm bifteklere aynı işlem yapıldıktan sonra üzerine rendelenmiş soğan konulup kısık ateşte ağzı kapalı olarak 5-6 dakika  pişmeye bırakılır.Salça ve su eklenir, tuzu karabiberi ve kekiğide ekledikten sonra ağzı kapalı 15 dakika pişmeye bırakılır.Ayıkladığımız mantarları ekledikten sonra kısık ateşte 15-20 dakika daha pişirip hazırladığımız patates püresi ile servis edilir.

Afiyet Olsun 
Sevgiler



13 Mart 2015 Cuma

HAVUZ KÖFTE

Merhaba ülkemizde her daim sevilen acil misafirlere sunulan her öğün tüketilebilen köftenin yeri ayrıdır.Bende marketten kıymayı alıp eve gelene kadar kafamda nasıl bir köfte yapsam soruları vardı ve ortaya böyle bir yemek çıktı , bende adını köfte havuzu koydum.Hem pratik hem kolay bir yemek tarifmi;
MALZEMELER
500 gram kıyma
1 su bardağı galeta sunu
1 orta boy rendelenmiş soğan
tuz , karabiber , kekik , kimyon , toz kırmızı biber (ölçü keyfinize kalmış)
1 kase yazdan dondurulmuş bezelye
1 kase yaz domates konservesi
2 orta boy halka dilimlenmiş patates
yarım çay bardağı sıvı yağ
YAPILIŞI
Köfte malzemeleri yoğurulup dolapta dinlenmeye bırakılır.Daha sonra köftelere şekil verilip halka doğranmış patateslerle birlikte fırın kabına şekildeki gibi dizilerek ortada bir havuz oluşturulur.Üzerine domates konservesi , sıvı yağ ve 1,5 su bardağı su eklenip oluşan havuza bezelyeler konulur.200 derece önceden ısıtılmış fırında pişmeye bırakılır.Bu esnada köftelerin kurumaması için küçük bir fırın kabında su fırına konulur.Pilavla birlikte servis edilir.
Afiyet Olsun Sevgiler

3 Mart 2015 Salı

GIDA KATKI MADDELERİ


Merhabalar bugün sizler için internette yaptığım bir araştırma sonucu elde ettiğim bilgileri paylaşmak istiyorum.Hepimiz güncel hayatın getirdiği yoğunluklar olsun pratiklik sağladıklarından olsun hazır ürünlerden ne kadar kaçınsakta kullanıyoruz.Ambalajlı ürünler oldukları ve tabi ki kullanım ömrünü uzatmak vb. nedenlerle pek çok katkı maddesine de maruz kalıyoruz.Peki gıda katkı maddeleri neler nerelerde kullanılıyor, tüketici olarak bizler neler yapabiliriz; gelin sırayla bu soruların cevaplarına bakalım;
Gıda Katkı Maddesi Nedir ?
Gıda katkı maddeleri en geniş anlamıyla gıdalara ilave edilen maddelerdir.Diğer bir tanım ise "Dolaylı veya dolaysız olarak bir yiyeceğin bir bileşeni haline gelmesi veya özelliklerini etkilemesi amacıyla kasıtlı olarak kullanılan maddelerdir". 
Bu tanım yiyeceklerin üretim, işlemleme, muameleye maruz bırakma, paketleme, taşıma ve depolanma süresince kullanılan maddeleri içermektedir. 
Şayet bir madde bir yiyeceğe özel bir amaçla eklenmiş ise bu katkı maddesine direk katkı maddesi denir. 

Mesela, içecek, puding, yoğurt, çiklet ve diğer gıdalarda kullanılan düşük kalorili tatlandırıcı olan aspartam bir direk katkı maddesidir. Birçok direk katkı maddesi gıdaların etiketinde içindekiler kısmında belirtilir. İndirek gıda katkı maddeleri ise gıdanın paketlenme, depolanma ve diğer işlemleri esnasında eser miktarlarda gıdalara karışan maddelerdir. 

Renk Katkı Maddesi Nedir ?
Teknik olarak renk katkı maddesi bir gıdaya, ilaca, kozmetik ürünlere veya insan vücuduna uygulandığı veya ilave edildiği zaman renk açığa veren boya, pigment veya maddelere denir. 

ABD`de kullanılan tüm renk katkı maddelerinin ayarlanmasından FDA sorumludur. Gıdalarda kullanılmasına müsaade edilen tüm renk katkı maddeleri "belgelenebilir" veya "belgelenmekten muaf" olmak üzere sınıflandırılır. Belgelendirilebilen renk katkı maddeleri sentetiktir ve her grup imalatçı ve FDA tarafından test edilir. 

Gıdalarda kullanılmasından önceki bu onaylanma sürecinde renk katkı maddesinin güvenilirliği (sağlık açısından), kalitesi, dayanıklılık ve kararlılığı kontrol edilir. Amerika'da belgelenmiş 9 adet renk katkı maddesi vardır. 
Bir örnek FD&C Yellow No.6`dır ve bu tahıllarda, fırın gıdalarında, aperatif yiyeceklerde vs. kullanılır. Belgelenmekten muaf olan renk katkı maddeleri sebzeler, mineraller veya hayvanlar ve tabii türevlerin sentetik kopyaları gibi tabii kaynaklardan elde edilirler. 
Mesela karamel rengi ticari olarak şeker ve diğer karbonhidratların ısıtılmasıyla sıkı kontrol edilmiş şartlarda elde edilir ve soslar, salçalar, fırıncılık ürünleri ve diğer gıdalarda kullanılır. 


"E" numaraları ne anlama geliyor? 8000`in üzerinde gıda katkı maddesi bulunmaktadır. Bunlardan sadece 350-400 tanesi "E" numarasına sahiptir. 

Bir gıda katkı maddesinin Avrupa Birliği ülkelerinde kullanımına müsaade edildi ise ona bir "E" numarası verilmiştir. Numaranın başındaki "E", EU (Avrupa Birliği)`ni simgelemektedir. Gıda katkı maddeleri gıda etiketlerinde farklı şekillerde ifade edilebilirler. 
Bir Örnek: 
Monosodium glutamate (MSG)`ın numarası E621`dir. Şayet bir yiyecek Monosodium glutamate içeriyorsa, bu, aşağıdaki ifadelerin biri ile belirtilebilir: 
"lezzet artırıcı olarak Monosodium glutamate (E621) kullanıldı" 
"lezzet artırıcı olarak Monosodium glutamate kullanıldı" 
"lezzet artırıcı olarak E621 kullanıldı" 
E numarası alan katkı maddelerinin sayısı sürekli değişmektedir. Halen kullanılmakta iken zararları ortaya çıkmış olanlar iptal edilirken yeni katkı maddeleri ilavesi de olabilmektedir. 
Bir maddenin "E" numarasına sahip olması direkt olarak zararlı veya zararsız olduğu hakkında bilgi vermez. Ancak "E" numarası olmayanlara göre bir olumlu özellik olarak değerlendirilebilir. 


Gıda katkı maddeleri yiyeceklerde ne amaçla kullanılır? 
Katkı maddeleri bir çok kullanışlı fonksiyonlarından dolayı yiyeceklerde kullanılmaktadır. İnsanları çoğu yiyeceklerini kendileri çiftliklerde yetiştirmediğinden, çalıştıkları veya yaşadıkları yerlere yakın yerlerden satın alarak temin etmektedirler. 

Dolayısıyla yiyeceklerin yetiştikleri veya imal edildikleri yerlerden çok uzaklara sağlıklı ve bozulmadan gelmesi gerekmektedir. Bu ise katkı maddeleri ile sağlanmaktadır. Katkı maddeleri aynı zamanda bazı gıdaların besin değerlerini artırmakta ve onların tadını, yapısını, rengini ve dayanıklılığını artırarak daha çekici hale getirmektedir. 

Şayet biz kendi yiyeceklerimizi kendimiz üretip, hasat edip, öğütmek istersek, pişirmek ve konserveleştirmek için çok zaman harcayabilirsek veya yiyeceklerin bozulma riskini üzerimize alabiliyorsak bazı katkı maddelerini kullanmayabiliriz. 

Fakat günümüzde birçok insan katkı maddelerinin gıdalara sağladığı faydalara güvenmeye başlamıştır 
Gıda katkı maddeleri olmazsa ekmek kolayca küflenir, tuz kümeleşir, ve dondurma buz kristallerine ayrılırdı. Yaygın olarak kullanılan bazı gıda katkı maddeleri arasında tuz, fırında kullanılan soda, sirke ve çeşitli baharatlar sayılabilir. Satın aldığınız perakende gıdaların üzerindeki etiketin içindekiler kısmını kontrol ederek hangi katkı maddelerinin eklendiğini görebilirsiniz.

Katkı maddeleri yiyecekler içine şu beş ana nedenden dolayı ilave edilirler: 
1. Ürünün kıvamını sağlamak. 
Emülgatörler katıldıkları ürünlere sürekli bir kıvam verirler ve ürünün parçalara ayrılmasını önlerler. Stabilizatörler ve koyulaştırıcılar yumuşak tek düze bir kıvam sağlarlar. Topaklanmayı önleyici maddeler tuz gibi maddelerin kolayca akmasına yardımcı olurlar. 

2. Besin değerini korumak veya artırmak. 
Vitaminler ve mineraller süt, un, tahıl ve margarin gibi birçok gıdaya eklenmektedir. Çünkü gıdaların bir kısmı bazı işlemlerden geçirilirken bu vitamin ve mineraller kaybolabilmektedir veya bir şahsın diyetinde bu maddeler eksik olabilir, böylelikle eksik yerine koyulmuş olur. Bu tür bir zenginleştirme halk arasındaki beslenme yetersizliklerin azaltmaya yardımcı olacaktır. İlave besin maddeleri içeren tüm ürünler uygun bir şekilde etiketlenmelidir. 

3. Lezzetini ve sağlığa yararlı halini muhafaza etmek. 
Koruyucular küf, hava, bakteri, mantar ve mayaların neden olduğu bozulmayı yavaşlatırlar. Bakteriyel bulaşma hayatı tehdit eden botilizm gibi gıdalardan kaynaklanan hastalıklara neden olabilir. Antioksidanlar değişik yiyeceklerin içindeki sıvı ve katı yağların bayatlamasını veya tadının bozulmasını engelleyen koruyuculardır. Bunlar aynı zamanda elma gibi taze meyvelerin kesildikten sonra havayla temasları sonucunda renklerinin kahverengiye dönüşmesini engellerler. 

4. Asitlik veya alkaliliğin sağlanmasını veya kontrol edilmesini temin etmek. 
Isıtıldıklarında asitleri serbest bırakan asitlik sağlayıcılar pastalar, bisküviler ve diğer fırıncılık ürünlerinin fırında pişerken kabarmalarına yardımcı olmak için soda ile reaksiyona girerler. Diğer katkı maddeleri yiyeceklerin lezzet, tat ve renklerine uygun asitlik ve alkaliliği değiştirmeye yardım ederler. 

5. Lezzeti artırmak veya arzu edilen rengi vermek. 
Birçok baharat ve tabii ve sentetik çeşniler gıdaların tadını artırır. Benzer şekilde renkler de tüketicilerin beklentilerine cevap verecek şekilde bazı gıdaların görünüşünü güzelleştirirler . 

Aşağıdaki tablo özet olarak bazı gıda katkı maddelerinin ve bunların kullanıldığı gıdaları
n bir listesini sunmaktadır.

Gıdaların veya katkı maddelerinin bir kısmı bazı hastalıkları tetikleyebilir mi? 
Evet. Bazı gıdalar veya gıda katkı maddeleri aşağıdaki bulgulardan birinin veya daha fazlasının oluşmasını tetikleyebilir:
Dikkat Sürdürüm Bozukluğu / Hiperaktivite Sendromu 
Alerji , Astım
Otizm, Yaygın gelişimsel bozukluk, Enüresis (Altına idrar kaçırma) , Davranış bozuklukları 
Depresyon, Duygu durum değişiklikleri , Kulak ağrıları, Kronik orta kulak iltihabı 
Göz problemleri , G6PD Enzim eksikliği, Mide-barsak problemleri, Mide ağrısı 
Baş ağrısı, Migren ,Nazal polip ,Cilt problemleri, Egzema, Ürtiker ,Uyku problemleri 

Gıda katkı maddeleri gerekli midir ve sağlığa zararlımıdır? 
Günümüzde dünya nüfusunun çoğu şehirlerde yaşamaktadır. Bu yüzden yiyecekleri gıdaları kendilerinin yetiştirme imkanı yoktur. Bunun yanında birçokları, hızlı yaşamın gereği hazır gıdaları fazlaca kullanılmak zorunda kalmaktadırlar. 
Günümüzün yaşam tarzı nedeniyle hazır gıda kullanımı neredeyse kaçınılmaz hale gelmiştir. Gıda katkı maddeleri kullanılmaksızın üretilen gıdaların bozulması hızlı, maliyeti ise daha fazla olmaktadır. 
Marketlerde satışa sunulan ürünlerin maliyetini düşürmek, raf ömrünü uzatmak ve diğer markalarla rekabet etmek gibi faktörler katkı maddelerini kullanmayı zorunlu hale getirmektedir. Dolayısıyla, aslında gıda katkı maddelerini kullanmak mutlak anlamda gerekli olmamakla beraber, günümüz yaşam tarzı sonucu bu maddeleri kullanmak kaçınılmaz hale gelmiştir. 
Gıda katkı maddeleri kullanılmadan üretilebilen hazır gıdaların sayısı ise oldukça azdır. Tüketicilerin katkı maddesi kullanılmamış veya daha az kullanılmış ürünleri tercih etmesi sonucu zamanla üreticiler gıda katkı maddesi kullanımını azaltmaktadırlar. 
Gıdalara katılan 8000 in üzerinde katkı maddesi vardır. Henüz hepsinin zararlı olup olmadığı test edilmemiştir.
Bazı maddelerin zararlı olduğu, bazılarının zararsız olduğu yapılan çalışmalarla gösterilmiştir. Bunun yanında oldukça fazla sayıdaki madde hakkında çelişkili sonuçlar ileri sürülmektedir. FDA gibi bazı kurumlar yaptığı araştırmalarla tüm gıda katkı maddelerini gıdalarda kullanılmasına müsaade edilmeden önce değerlendirir. 

Bilinçli tüketici olarak ne yapmalıyız? 
Gıda katkı maddelerinden tamamen kaçınmak neredeyse imkansız hale gelmiştir. Dolayısıyla bunları kullanmakla ilgili bir strateji gerçekleştirilebilir. Önerilerimizi şu şekilde sıralayabiliriz: 

1. Gıda katkı maddesi içermeyen ve bunu etiketinde belirten gıdalar tercih edilebilir. Tüm çeşitlerde bu sağlanamasa bile bazı çeşit gıdalarda sağlanabilir. 

2. En az gıda katkı maddesi içerenler tercih edilebilir. Aynı cins ürünlerin (mesela meyve suları) içerikleri incelenecek olursa katkı madde içeriklerinin farklı olduğu görülecektir. Bir çok ülkede tüketicinin katkı maddesi içermeyen (veya daha az içeren) gıdaları tercih etmesi üreticileri daha az katkı maddesi kullanmaya itmiştir. Hatta bazı ülkelerde özellikle hiç katkı maddesi içermeyen veya tartışmalı katkı maddelerini içermeyen gıdalar üreten firmalar kurulmuştur. Ülkemizde de zaman içerisinde katkı maddelerine karşı bir bilinç geliştirilebilirse bunun sonuçları üretici firmalara olumlu olarak yansıyacaktır. 

3. Zararsız olan katkı maddeleri belirlenerek bunları içeren gıdalar tercih edilebilir. 

4. Zararsız olduğu kesin olmayan (tartışmalı) katkı maddeleri belirlenerek bunlardan kaçınılmaya çalışılır veya bunları en az içerenler tercih edilebilir. Zararlı, zararsız ve tartışmalı olan katkı maddeleri sitemizde tablo halinde verilmiştir. 

5. Katkı maddelerinin elde edildiği kaynaklar bizim açımızdan önemliyse kaynağı açısından mahsurlu olan (veya şüpheli olanlar) belirlenerek bunları içermeyen gıdalar tercih edilebilir. 

Bilindiği gibi vejetaryenler hiçbir hayvansal gıda, Yahudiler ve Müslümanlar domuz ve domuzdan elde edilen ürünleri, GM Foods - genetik olarak değiştirilmiş gıda - karşıtları ise bu gıdaları veya bunlardan elde edilmiş ürünleri yememektedirler.


Yasaklanan katkı maddeleri var mıdır? 
(Katkı maddeleri mezarlığı) Gıda ve kimya endüstrileri uzun yıllardır tüm gıda katkı maddelerinin iyice test edildiğini ve güvenilir olduğunu söylemektedirler. Ancak gıda katkı maddelerinin tarihine bakıldığında bir çok katkı maddesinin uzun yıllar kullanıldıktan sonra sağlık riskleri taşıdığı ortaya çıkmıştır. Aşağıda listelenenler yasaklanmışlardır. 
Açıkçası, birisi size "Tüm gıda katkı maddeleri iyice test edilmiştir ve güvenilirdir" derse onun sözüne biraz temkinli yaklaşın.


Sağlık Vakfının sayfasından derlediğim bilgileri sizlerle paylaştım umarım yararlı bir paylaşım olmuştur , tamamıyla kaçınmak mümkün olmasada hazır gıdalardan elimizden geldiğince uzak durmaya çalışmak en doğrusu ; evde yapılan yiyeceklerin hem lezzetli hem sağlıklı olduğunu düşünürsek katkı maddelerinden uzak ve hijyenik olarak yapılan ev ürünlerini tercih etmek en güzeli

Sevgiler 


24 Şubat 2015 Salı

EBRULİ HOMEBURGER

Merhabalar hafta sonları nedense yemekte değişik bir şeyler arıyor insan , bendenizde akşama ne yemek yapsam diye yola çıkıp iyi bari bu akşamda köfte patates yapayım iyi olur dedim.Marketten kıymayı aldım ve yok dedim bir şeyler daha lazım derken eve geldim ve akşam yemeğinde tadına doyulmaz harika bir lezzet çıktı ortaya adını ebruli homeburger koydum.hem büyüklerin hem çocukların seveceği leziz güzel bir tarif oldu.

MALZEMELER

600 gram dana kıyma(orta yağlı)
1 tatlı kaşığı tuz
1 çorba kaşığı kekik
1 tatlı kaşığı toz kırmızı biber
1 tatlı kaşığı kimyon
1 tatlı kaşığı kurutulmuş dereotu
1 çay kaşığı karabiber
1 çay bardağı ufalanmış bayat ekmek
1 yumurta
1 yemek kaşığı zeytinyağı

Rus Salatası için ; 1 küçük kavanoz mayonez (250 gr)
                              1 kase garnitür hazır (350 gr)

Sandviç için ; küçük ekmekler

Sunum için; Kızarmış patates ( ilk defa soğuk yağa atıp kızartmayı denedim harika oldular çıtır çıtır)
                             
YAPILIŞI

Köfte malzemeleri güzelce yoğurulup 3-4 saat buzdolabında dinlenmeye bırakılır.Daha sonra tava ocağa alınır, ısındıktan sonra yağ eklenip içerisine ekmeğin şekline uygun hazırladığımız köfteler (kızarınca biraz küçüleceği düşünülerek şekillendirilir, çok kalın olmasın)tavaya alınıp kızartılır.Diğer tarafta garnitür ve mayonez bir araya getirilip pratik rus salatası yapılır.Kızaran köfteler ekmek arasına alınıp üzerine rus salatası konulur.Kızarmış patatesle birlikte servis edilir.Hem kolay hem leziz bir tarif :)
Afiyet Olsun Sevgiler



18 Şubat 2015 Çarşamba

BLOGGERLAR KATREMİZ ANTAKYA MUTFAĞINDAYDIK

Merhaba geçtiğimiz günlerde Antakya lezzetleriyle harika bir kahvaltı için Ümitköyde bulunan Katremiz Antakya Mutfağında bir araya geldik.Saklı kalmış bu şirin sıcacık mekanda birlikte hem hoş sohbetler ederken hem de Antakyaya özgü tulu yoğurt , kaytaz böreği , kömbe ,zahter gibi pek çok lezzet soframızı süsledi.Mekan sahibi Sema hanımda sıcak içten samimi sohbetiyle bizlerle ilgilendi.

Mekanın kapalı bahçesinde bulunan bu soba hepimize nostaljik anlar yaşattı , günümüzde artık kaloriferli evler konforu sunarken soba üstünde pişen lezzetlerden maalesefki mahrum kalıyoruz neysek böyle mekanlarda o tadı almak mümkün kapıdan girdiğimiz an el açması börek sobanın üstünde mis gibi sıcacık bizi bekliyordu.

         
Bizleri bu şirin mekanda ağırlayan Sema hanıma ve bizi bu mekanla tanıştıran sevgili sibelin tarif defteri blogu yazarı Sibel Erzincan'a çok teşekkür ediyorum.

Mekanda Antakya lezzetlerini tadabileceğiniz gibi Antakyaya özgü zeytinler, zeytinyağları , zahter gibi pek çok ürünüde satın alabilirsiniz.Mekan ayrıca işyerleri için her güne özel Tabldot menüsü hazırlıyor ve servis ediyor.
Sizlerde bu şirin mekanı görmek lezzetlerini tatmak isterseniz detaylı bilgi için buraya tık tık 
Katremiz Antakya Mutfağı
Çayyolu mahallesi Serpme Evler Necatibey Sok.No :33 Çayyolu Köyü/Ankara 

Sevgiler :)