26 Mayıs 2015 Salı

EV TOZU ALERJİSİNE DİKKAT


EV TOZU ALERJİSİNE DİKKAT!
Alerjinin en büyük tetikleyicisi olan ev tozu akarlarının gözle görünmeyen canlılar olduklarını belirten Göğüs Hastalıkları ve Alerji Uzmanı Dr. Ayşe Fidan Baturalp, akarların ömürlerinin 2-3 ay olmakla beraber önlem alınmazsa çok hızlı ürediklerini vurguluyor. Ev tozu akarlarının yerleşim yerleri içinde ürediklerinin, en çok da halılar, perdeler, yatak, yatak takımları, kanepeler ve pelüş oyuncaklarda yaşadıklarının altını çizen Baturalp, 1 gram tozda bulunan 2.5 mg akar miktarının alerjik bir insanı duyarlı kılmaya yeterli iken, 10 mg akar miktarı ise astım krizini tetikleyebileceğini belirtiyor.
Göğüs Hastalıkları ve Alerji Uzmanı Dr. Ayşe Fidan Baturalp, ev tozu alerjisi ve önlemleriyle ilgili önemli bilgiler verdi.
Alerjik bulguların %50’sinden sorumlu etken: Akarlar
Ölmüş akarlar ve akarların dışkıları alerjiye neden olur. Bu maddelerin solunması ile Alerjik Nezle ve/veya Alerjik Astım ortaya çıkar. Deri ile temas halinde ise egzamayı tetiklerler. Akarların neden olduğu bulgular sonbaharda artar ve kış dönemine kadar yayılır. Ağustos ayı sonunda akarların üremesinin üç katına çıkması ve sonbahar-kış döneminde evlerin daha az havalandırılıp, daha çok ısıtılması bunun nedenidir.
Akarlara karşı evde alınabilecek önlemler
Haftada en az 3 kez, 30-40 dakika süre ile evi süpürmek gerekir. 30- 40 dakika süreli bir süpürme sonucunda akarların % 20 sinin temizlendiği gösterilmiştir. Su filtreli veya Hepa 13 Filtreli bir elektrik süpürge ile süpürmek gereklidir. Gözle görülmeyen akarları Hepa 13 filtre tutarken, su filtresi tozu suya hapsederek evi ve havasını temizler. Bu filtrelerin varlığında, akarlar tekrar havaya geri gidemezler. Halıların altı, yatak altı haftada 1-2 kez süpürülmelidir. Elektrik süpürgesinin akarların alerji yapan parçalarını dışarıya atmayan türden olmasına dikkat edilmelidir. Oda süpürdükten sonra mutlaka havalandırılmalıdır. Su filtreli süpürgeler torbası veya toz haznesi olan HEPA 13 filtreli süpürgelere karşı daha avantajlıdırlar. Torbalı ve torbasız süpürgelerde Toz haznesi temizleneceği veya toz torbası değişeceği zaman kullanıcı toza ve akarları solumaya maruz kalabilir. Ancak su filtreli süpürgenin toz haznesi temizleneceği zaman toz ve akarlar suda kalacağı için kullanıcı bunları solumak zorunda kalmaz, rahat bir şekilde kirli suyu tuvalete/lavaboya boşaltabilir.
Odalar, yaz ve kış aylarında, günde 30-60 dakika pencereler açılarak havalandırılmalıdır. Çarşaflar her hafta değiştirilerek, olabilecek en yüksek sıcaklıkta (60 derecede) yıkanmalıdır. Yastık veya organ sentetik malzemeden seçilmeli; kuştüyü, yün, pamuk olmamalıdır. Duvardan duvara halı, kalın kumaş perdelerden kaçınılmalıdır, anti-akar kılıflar kullanılmalıdır. Her ay yastık ve yorganlar çamaşır makinesinde, en yüksek sıcaklıkta yıkanmalıdır.
Sıcak hava üfleyen elektrikli radyatörlerden kaçınılmalıdır. Giysiler dolapta saklanmalı ve dolaplar sıklıkla havalandırılmalıdır. Tüylü oyuncaklar ayda bir kez, plastik bir torbaya koyularak, buzlukta bir gece bekletilmelidir.
Odaların sıcaklığı 18-19 derece ve nem derecesi % 50-60 olmalıdır. Düzenli olarak nemli bir sünger ile mobilyaların tozu alınmalıdır. Aşağıdaki yatakta uyuyan çocuk üst yataktan gelen akarlara da maruz kaldığı için çocuk odalarında ranza olmamalıdır. Alerjik kişinin odasında tahta somya olmalıdır.




4 Mayıs 2015 Pazartesi

ANKARALI BLOGGERLAR 9.FAİRY YEMEK ŞENLİĞİNDE

Tüketicilerin yaşamlarını kolaylaştıran P&G ailesinin markaları arasında bulunan Fairy ; 9.yemek şenliği için Ankara'da keyifli bir şenliğe imza attı. Etkinlik öncesinde Ankaralı Bloggerlar Berna Laçin ve Fairy marka yetkilileriyle güzel bir yemek organizasyonunda bir araya geldik. 

Crowne Plaza Otel Roof Restoranda gerçekleşen yemekte bloggerlar olarak Berna Laçin ile sanattan spora annelikten tiyatroya pek çok konuda keyifli bir sohbet yaptık.

                                    Yemeğin ardından bir selfie yapmasak olmadı değil mi :) 

Ardından sohbetimize 9.Fairy Yemek Şenliği kapsamında 10000 tabak yüklü 18 tonluk tır'ı çekme gösterisini yapacak olan Dünyanın En Güçlü Adamı ve Guiness Rekortmeni Zydrunas Savickas katıldı. Tabi ki herkesin cevabını merakla beklediği soruyu kendisine yönelttik; Nasıl bir beslenme programı uyguluyor ve günde kaç saat spor yapıyordu ? Çok özel bir beslenme programı olmadığını günde 6 öğün yemeğe dikkat ettiğini söyledi.
Bu arada hanımlar olarak evde bulaşıkları kimin yıkadığını sorduğumuzda bazen ben bazen eşim cevabını aldık ne de olsa hayat müşterek öyle değilmi :)


Berna Laçin ve Zydrunas Savickas ile güzel bir sohbetin ardından 9.Fairy yemek şenliği etkinlikleri için Ankara Ankamall otoparkında hazırlanan etkinlik alanına gittik, Etkinlik alanında gün boyu binlerce kişiye tavuklu pilav dağıtımı yapıldı , çarkıfelek ve tabak oyunları ile etkinliğe katılanlar hem hoş vakit geçirdiler hem de hediyeler kazandılar.

Tüm gün boyunca Fairy 2 kat daha fazla tabak yıkama etkisini 10000 tabağı yıkayarak gösterdi.Yıkanan 10.000 tabak Zydrunas Savickas tarafından çekilecek olan tır'a yüklendi , tam 18 ton olan tır'ı çeken Zydrunas Savickas Dünyanın En Güçlü Adamı ünvanını tüm Ankaralılara gösterdi  izlemek için buraya 

Yeni 2 kat formülü sayesinde Fairy ile zorlu bulaşıklar artık sorun değil... Suda bekletmeye gerek kalmadan kısa sürede daha çok bulaşığı daha iyi şekilde yıkayabilmek artık Fairy ile mümkün , deneyen 10 kadından 9'u Fairy'i öneriyor.


Bende hem bulaşık makinesinde hemde elde yıkama için Fairy'i tercih ediyorum , öncelikle bulaşık makinesinde hem bulaşıkları iyi şekilde temizleyip kirlerden yağlardan arındırırken hem de makineyi koruyor.Elde yıkamada ise 1 damla Fairy ile daha çok bulaşık yıkayabiliyorum, Evimde olmazsa olmaz ürünlerimden Fairy artık çok daha güçlü ve yoğun bir etkiye sahip.
Biz hanımlar Fairy sayesinde ev işlerine artık daha az zaman ayırabilir ve sevdiklerimizle daha çok vakit geçirip , dostlarla çay keyfi yapabiliriz.
                                        
Marka yüzü olarak Çağdaş, modern ve örnek bir sanatçı Berna Laçin'i seçerek Ankaralı bloggerlar olarak bizi bir araya getiren P&G ailesinden Fairy markasına çok teşekkür ediyorum.

Sevgiler


27 Nisan 2015 Pazartesi

DOĞAL TAVUK DİYE BİR ŞEY YOKTUR ...

Ticari kaygıyla çocukların sağlığı hiçe sayılıyor, tüketiciler kandırılıyor…
Muharrem Doğan “Doğal tavuk diye birşey yoktur” 
Çoğumuz büyük şehirlerde yaşamanın zorluklarından, sanayileşen hayattan şikayet ediyor bir yandan da kırsal bir hayatın özlemini duyuyoruz. Bu özlemin pazarlamacıların ekmeğine yağ sürdüğüne vurgu yapan Orvital Organik Gıda Kurucu Ortağı ve Gıda Mühendisi Muharrem Doğan “Türkiye’de üretim şekli açısından sadece 2 çeşit tavuk vardır; biri konvansiyonel dediğimiz standart tavuk diğeri de organik tavuk. Başına “doğal” “gurme” ve “köy” kelimesi konulan her ürünün sağlıklı olduğuna duyulan bir inanç var ki bu, özellikle tavuk konusunda son derece yanlış bir yönlendirmedir.  Doğal ve köy adı altında pazara sunulan ürünlerin organik ürünlere rakip gösterilmesi gelecek nesillerin sağlığını tehdit eden son derece ticari bir yaklaşımdır ve bir o kadar da yanıltıcıdır. Tüketiciler yalan, dolanla maalesef kandırılmaktır. Doğal ifadesinin resmi, geçerli bir tanımı bile bulunmamaktadır. Herkes istediği her ürüne doğal ifadesi koyabilir. Organik üretimin temeli denetim, kitabı bakanlığın yayınladığı Organik Tarım Kanunu ve İlgili Yönetmeliğidir. Organik üreticilerin attığı her adım denetlenmektedir” dedi.
GDO genlerle oynanarak yapılan bir laboratuar işlemidir ve ciddi bir tehdittir
GDO yani Genetiği Değiştirilmiş Organizmanın, bir bilinmez olduğunu ve bu bilinmezin ileride bize nasıl zararlar vereceğinin de bilinmediğine vurgu yapan Doğan “GDO, bir canlıdaki genetik özelliklerin kopyalanarak bu özellikleri taşımayan bir canlıya aktarılması sonucu üretilen canlılardır. Genlerle oynanarak yapılan bir laboratuar işlemidir. Canlılar üzerinde yapılan bu değişiklikler; canlı sağlığı, biyolojik çeşitlilik, ekolojik dengenin bozulması anlamına gelmektedir ve gelecek nesiller için de bir tehdit unsuru oluşturmaktadır. Güvenle söyleyebileceğimiz birşey var ki o da; organik tarım yönetmeliğinde GDO'nun yeri yoktur.   Gelecek nesiller, sağlıklı beslenmeden geçiyor. Sağlıklı nesiller için sürdürülebilir bir besin zinciri ve organik tarım temel teşkil ediyor. Bunu unutmayalım” dedi.
Çocuğumuzun sağlığını tavuğun sahibine emanet edemeyiz
Büyük şehirlere yakın beldelerden köy sıfatıyla alınan tavukların, denetimden uzak, son derece sağlıksız  koşullarda yetiştirildiğine vurgu yapan Doğan “Bir ilaç şişesini gagalayan, kanalizasyon yakını dereden su içen, GDO’lu yemle beslenen tavuklar ve en tehlikelisi hiç bir şekilde denetlenmeyen çiftçilikler var. Çocuğumuzun sağlığını tavuğun sahibine emanet edemeyiz. Tarım ilacı kullanılmayan, GDO’nun uğramadığı  o özlediğiniz Ali Baba’nın çiftliğini organik çiftliklerde arayın. Gidin görün gezin en önemlisi siz denetleyin”dedi.
Doğan: “Biz T.C. Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı’nın Organik Tarım Yönetmeliği’nin tanımladığı ilkeler çerçevesinde ve sadece organik üretim yapıyoruz. Bizim için esas olan organik tarımın yasakladığı konulara ışık tutmak ve toplumu bilgilendirmektir. Lütfen bilginin doğruluğunu ve kaynağını araştırmadan her duyduğunuza inanmayın” dedi.
Organik Tarım Yönetmeliği Ne Diyor?
Organik tarım, GDO’suz, hormonsuz, zirai gübre kullanmaksızın, ilaçsız ve herşeyden önemlisi katkı maddesiz üretim anlamına gelmektedir. Organik tarım toplum sağlığı kadar sürdürülebilir besin zinciri açısından da son derece önemlidir.
Dünyadaki ve Türkiye’deki organik tarım kanunlarında GDO’lu tohum veya hayvan ırkı tamamen yasaklanmıştır.
Bir tavuğun organik olması için yumurtadan çıktıktan sonra 1. günden itibaren   organik tarım yönetmeliğine uygun şekilde beslenmeye ve bu yönetmeliğe uygun çiftliklerde büyümeye başlaması gerekmektedir. 
Organik gıda üretilecek tarlanın organik sertifikası alması için en az 3 yıl hiç bir tarım ilacı ve kimyasal maddeye maruz bırakılmamış olması gerekiyor. 3 yılın sonunda yapılacak toprak analizleri ile teyit alınmaktadır. 
Organik üretim toplum refahını korur, hayvan refahını ön planda tutar. Hiçbir sınırlayıcı ekipman, yapay ışık kullanılmaz. Doğanın sunduğu tüm serbestlik ve sağlık organik üretimin temelini oluşturur. Konvansiyonel üretimde 25.000-30.000 adet tavuğun konulabileceği kümeslere organik üretimde sadece 4.800 adet tavuk konmaktadır.
Organik tavuklar hem kümeslerinde hem de kümes önlerinde kendilerine ayrılmış kontrollü alanlarda serbest bir şekilde dolaşırlar. Organik tavuk başına minimum 4 m2 olacak şekilde her kümes önünde 20 dönüm organik dolaşım alanı vardır
Organik üretim anlayışının bir parçası  olarak kümesler gibi kümes önü dolaşım alanları da organik olarak sertifikalandırılır.
Organik tavuk üretimi, baştan sona Bakanlık ve Uluslararası Organik Sertifikasyon kuruluşları tarafından denetlenmekte, yem hammmaddeleri periyodik olarak analize gönderilmektedir.
Organik üretim tesislerinde yetişen tavuklar, kesinlikle hormon, antibiyotik, pestisit ve ağır metal gibi kimyasallar içermez.
Organik tavuklar, minimum 81, ortalama 90 günde kesime gitmektedir.
Organik beslenme konusunda detaylı bilgi için: www.orvital.com.tr /

25 Nisan 2015 Cumartesi

TAVSİYE KANALINI KINIYORUZ

Merhabalar tavsiye kanalı gerek bloggerların gerekse pek çok kişinin bildiği ürünleri deneyerek yorumlama yapılan bir sistem ve pek çok bloggerdan tavsiye kanalı bu konuda destek görüyor.Açtıkları tavsiye evinde markaların tanıtımlarında isim yapmış ünlü bloggerları çağırıyorlar.Durum bu haldeyken Sabah Gazetesinde yayınlanan bir röportajda bloggerlar için çok yanlış ve kırıcı ifadeler kullanılarak blog yazarı olan bizleri çok üzdüler.

Pek çok firma bloggerların sosyal medyadaki güçlerini kullanarak tanıtımlar yaparken Tavsiye Kanalının bu şekilde bir açıklama yapması oldukça manidar...Çünkü Tavsiye evi denilen mekanda yapılan tanıtımlarda bloggerları davet ediyorlar mademki bloggerlar için böyle olumsuz düşünceleriniz var ise neden tanıtımlarda bloggerları davet ediyorsunuz.Sonuç olarak bloggerlara muhtaçsınız ve yaptığınız bu açıklamalarla en başta kendiniz çelişiyorsunuz...
İkincisi resmin altında yazan evde kocasından teşekkür alamayan kadınlar sosyal medyada 500 beğeni alınca mutlu oluyor nasıl anlamsız bir ifade acaba??? En büyük destekçim eşim ve yaptığım her tarifi ilk paylaştığım ilk tadan kişi pek çok blogger arkadaşımda aynı durumda , Ayrıca Renan Tavukçuoğlu bizlerle evlerimizdemi yaşıyorda eşlerimizin tepkilerini biliyor ve özel hayatımız hakkında ahkam kesebiliyor,Bir kadın olarak bunu kınıyorum.

Güven çok önemli bir konu ve kimse kimsenin güvenilirliği hakkında böyle konuşma hakkına sahip değil , blog yazarlarıyla konuştumu , blog yazarlarının sorunları neler biliyormu daha pek çok sorunun cevabını bilmeden blog yazarları için güven azaldı cümlesini kurma hakkını nereden buluyor.
Eğer gerçekten yazılanlar gerçekten Renan hanım tarafından söylendi ise en kısa zamanda tüm bloggerlardan özür dilenmeli ve gazetede düzeltme yazısı yayınlanmalı.Yazının tamamını merak edenler buraya tık tık

Tavsiye Kanalına ait tüm sosyal medya beğenilerimi geri çekiyor ve üyelik iptali için gereken işlemi başlatıyorum.

Sevgiler





24 Nisan 2015 Cuma

SOMON DİLİM IZGARA

Balık her daim sofraların vazgeçilmezlerinden bendenizde haftada en az iki gün balık tüketmeye önem gösteriyorum.Bildiğiniz gibi özellikle somon soğuk yerlerde yaşadığından dolayı içerdiği omega-3 ile kalp sağlığı için oldukça önemli , yağlı bir balık olması sebebiyle ızgarada çok az yağ ekleyerek pişirmeniz ve yanında istediğiniz bir salata ile servis etmeniz güzel bir seçenek olur.Ben balığın yanında patates salatasını çok yakıştırıyorum.Tarif ise şöyle ;

MALZEMELER
2-3 adet Norveç Somonu Dilim
2 yemek kaşığı zeytinyağı
Tuz, Karabiber
Salata için
3-4 orta boy haşlanmış patates
istenilen yeşillikler
limon suyu , tuz ve zeytinyağı

YAPILIŞI
Ben fırının ızgara kısmında yapıyorum, isterseniz ızgara tavasındada yapabilirsiniz.Dilim somonların üzerine tuz,karabiber dökerek lezzetlendirme işlemini yaptıktan sonra zeytinyağını fırça yardımıyla her yerine sürüyoruz.Yağlı kağıt serili fırın tepsisine alıp fırının ızgara kısmında her iki tarafını güzelce pişiriyoruz.
Küp küp doğrayıp haşladığımız patatesleri yeşillikler , tuz ,limon suyu ve zeytinyağı ile bir araya getirip ızgaradan aldığımız balıkları salata ile birlikte servis ediyoruz.
Afiyet Olsun 
Sevgiler

23 Nisan 2015 Perşembe

23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI

Mustafa Kemal Atatürk'ün tüm dünya çocuklarına armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun , Türkiye Cumhuriyetinde refah huzur içerisinde nice bayramları kutlayabilmek dileğiyle
Sevgiler

20 Nisan 2015 Pazartesi

GIDA TERÖRÜ


Günümüzde sağlıklı gıda bulmak için o kadar zorlanır hale geldik ki endüstriyel üretim sonucu neler yiyoruz nelere maruz kalıyoruz,Lütfen bu videoyu izleyip paylaşın ve bilinçlenelim 


Umarım ilginizi çeker sevgiler