23 Haziran 2015 Salı

PRATİK TOP KÖFTE

Merhabalar pratik fırın yemeklerini çok severim özellikle köfteyi değişik şekillerde yapmak keyifli oluyor ne de olsa Türk Mutfağının vazgeçilmezlerinden :)
Bugünde size pratik bir tarif vereceğim.

MALZEMELER
Yarım kilo dana kıyma 

1 orta boy rendelenmiş soğan
1 su bardağına yakın ince bulgur
kimyon , tuz , karabiber ,pul biber , kekik (ölçüleri keyfinize kalmış)
1 çay kaşığı sumak
1 büyük patates (Küp küp doğranmış)
1 su bardağı donmuş bezelye (kıştan kalmıştı tazede olur)
yarım su bardağı sıvı yağ
2 yemek kaşığı salça

YAPILIŞI
Köfte için kıyma , soğan , bulgur , baharatlar güzelce yoğurulup 15-20 dakika dinlenmeye bırakılır.Bu esnada patatesler küp küp doğranır.Köfteler pinpon topu büyüklüğünde top hale getirilir ve fırın kabına dizilir , üzerine doğradığımız patatesler ve bezelye eklenir.Son olarak salça ve yağ 1 su bardağı suyla güzelce karıştırılıp köftelerin üzerine bolca dökülür.Fırın kabımızla birlikte fırına dayanıklı bir kapta suyu fırına koyarsak köftelerin kurumasını önleriz.Hazırladığımız yemeğimiz önceden ısıtılmış 200 derecelik fırında yaklaşık 35-40 dakika pişirilip pilav ile birlikte servis edilir.
Afiyet Olsun Sevgiler


19 Haziran 2015 Cuma

FRUİTFLOWERS SEPET DOLUSU LEZZETLER


Merhabalar bugün sizlere çok sevdiğim hem eğlenceli hem lezzetli hemde kaliteli ürünleriyle gözleri damakları şenlendiren Fruitflowers 'dan bahsetmek istiyorum.
Özel günlerde hepimiz ne alsak çiçek mi götürsek arkadaşınız doğum yaptı çiçek kabul etmez hastane şimdi alsak ona ulaşana kadar kim bilir ne hale gelir , sevgilimin kalbini çok kırdım hep çiçek alıyorum değişik bir sürpriz ne yapabilirim , anneler günü babalar günü sevgililer günü gibi özel günlerde hediye seçeneğim ne olabilir diye soruları pek çok kişi aklından geçirir öyle değil mi ?
İşte tam da bu noktada Fruitflowers tek telefonla  yanınızda ve sizi bu sorulardan kurtarıyor :)


Yaklaşan Babalar gününde babanıza orjinal birşeyler yapmak istiyorsunuz o zaman hemen www.fruitflowers.com.tr sayfasına girip babalar günü hediyelerine tıklıyoruz sizler için seçtiğim örnekler

Peki ramazanda iftar sonrası şöyle hem leziz hem tatlı bir şeyler yemek isteriz öyle değil mi ? Şerbetli tatlılar sıcak yaz aylarında pek tercih edilmez peki o zaman ne yapabiliriz derseniz yine Fruitflowers yanınızda :) Ramazana özel hurmalı kayısılı ürünleriyle hem iftar davetlerine giderken götürebileceğiniz hem de aileniz sevdikleriniz için sofranıza renk katacak seçeneklerden 
           


Doğum yapan birine ziyarete gideceksiniz veya hastaneye geçmiş olsun için peki eliniz boş gitmesin istiyorsunuz ama hastaneye çiçekte almıyorlar peki ne yapacaksınız yine Fruitflowers'ın internet sayfasına girip seçenekleri inceleyip siparişinizi vereceksiniz. bakın neler var :)

Fruitflowers ürünleri tamamen el yapımı teknikler ve hijyen kurallarına yüksek özen gösterilerek hazırlanmakta olup temin edilen taze meyveler usta el işçilikleriyle eğlenceli şekiller verilerek tasarlanıyor. Hazırlanan meyve dilimleri katkısız gerçek çikolataya batırılarak son halini alıyorlar. Tabi ki ürünlerin lezzetini kalitesini artıran en önemli özellikler hem en taze meyveler günlük olarak seçilip ürünler taze olarak hazırlanıyor,hem de özel şekerlendiriciler, katkı maddeleri ve renklendiriciler kullanılmıyor.

Türkiye'de pek çok şubesi bulunan Fruitflowers halen franchise şeklinde yeni bayiliklerle tüm Türkiye'de sizlere hizmet vermek için çalışıyor. Şubeleri bulunan illerde siparişler bir kaç saat içerisinde sizlere en taze ve en iyi şekilde ulaştırılıyor. Ayrıca merak edenler için ISO 9001 , ISO 22000 gibi kalite belgelerine de sahip olan Fruitflowers sepet dolusu lezzetler ile siz ve sevdikleriniz için her zaman yanınızda sipariş vermek ve detaylı incelemek isterseniz buraya tıklayınız 

Sevgiler :)









15 Haziran 2015 Pazartesi

ZEYTİNYAĞLI İSTİRİDYE MANTARI

Merhabalar bildiğiniz gibi mantar besleyici değeri oldukça yüksek bir gıda , değişik bir çok türü bulunan mantarlardan en çok tüketilenler arasına son zamanlarda İstiridye Mantarıda eklendi.Artık marketlerde pazarlarda kolayca bulabildiğiniz bu mantar kültür mantarına göre çok daha lezzetli ve daha yoğun bir tada sahip.ben et yemeklerinin yanına çay saatlerine yapıyorum sizlerde damak tadınıza göre günün her saatinde tüketebilirsiniz.

MALZEMELER
400 gram istiridye mantarı
yarım demet dereotu
2-3 adet kapya biber
2-3 adet yeşil biber (sivri-köy-charliston keyfinize kalmış)
Tuz , Karabiber
3 yemek kaşığı zeytinyağı
1 yemek kaşığı tereyağı

YAPILIŞI
Mantarlar gelişigüzel şekilde doğranıp yağda sotelenir , küp küp doğranan biberler ve tuz-karabiber eklenip soteleme işlemine devam edilir.Mantarlar suyunu bırakıp çekince ince kıyılmış dereotu eklenerek güzelce karıştırılır 1-2 dakika sonra ocaktan alınıp servis tabağına konulur.İsteğe göre sıcak ya da soğuk servis yapılabilir.
Afiyet Olsun Sevgiler



1 Haziran 2015 Pazartesi

PRATİK FRAMBUAZLI PASTA

Merhabalar Haziran ayına Hoşgeldin derken ayın ilk tarifi canım arkadaşım Tülinin doğum günü için hazırladığım sürpriz pasta olsun istedim.Hem pratik hem lezzetli ve yaz ayları için ferahlatıcı bir pasta denemenizi öneririm.

MALZEMELER
2 paket hazır pasta keki (3 kat kullanıyoruz)
Kreması için ;
4 su bardağı süt
1 su bardağı toz şeker (frambuaz hafif ekşi olduğundan şeker çok koydum)
2 yemek kaşığı dolusu un
2 yemek kaşığı dolusu nişasta
1 paket vanilya
1 yumurta sarısı
yarım kilo frambuaz
Süsleme için ;
1 paket orman meyveli krem şanti
1 su bardağı süt
pirinç patlağı ve süsleme şekerleri

YAPILIŞI
Krema için süt , şeker , nişasta ve un iyice çırpılıp orta ateşte karıştırarak biraz ılınınca içine yumurta sarısıda eklenip muhallebi kıvamına gelene kadar pişirmeye devam edilir, ocaktan almadan 2 dakika önce vanilya eklenir.Ilınması için ocaktan alınıp 5-6 dakika beklenir. Frambuazlar robottan geçirilip püre haline getirilir ve hazırladığımız kremanın içine eklenir.
Daha sonra kekin bir katı pasta tabağına alınıp üzerine hazırladığımız kremadan konulup güzelce yayılır, diğer kat konulup aynı işlem yapılır, son katıda koyduktan sonra üzerine çok az krema sürülüp buzdolabında 15 dakika soğumaya bırakılır.
Bu arada orman meyveli krem şanti sütle çırpılarak hazır hale getirilir.Dolapta soğuyan pasta çıkarılıp krem şanti ile kaplanır, süsleme şekerleri ile istenilen süslemeler yapılır.Servis edene kadar üzeri kapalı halde buzdolabına konulur.İşte bu kadar basit sadece bu kadar kısa sürede leziz ve pratik bir pasta hazır oldu bile...
Afiyet Olsun Sevgiler

26 Mayıs 2015 Salı

EV TOZU ALERJİSİNE DİKKAT


EV TOZU ALERJİSİNE DİKKAT!
Alerjinin en büyük tetikleyicisi olan ev tozu akarlarının gözle görünmeyen canlılar olduklarını belirten Göğüs Hastalıkları ve Alerji Uzmanı Dr. Ayşe Fidan Baturalp, akarların ömürlerinin 2-3 ay olmakla beraber önlem alınmazsa çok hızlı ürediklerini vurguluyor. Ev tozu akarlarının yerleşim yerleri içinde ürediklerinin, en çok da halılar, perdeler, yatak, yatak takımları, kanepeler ve pelüş oyuncaklarda yaşadıklarının altını çizen Baturalp, 1 gram tozda bulunan 2.5 mg akar miktarının alerjik bir insanı duyarlı kılmaya yeterli iken, 10 mg akar miktarı ise astım krizini tetikleyebileceğini belirtiyor.
Göğüs Hastalıkları ve Alerji Uzmanı Dr. Ayşe Fidan Baturalp, ev tozu alerjisi ve önlemleriyle ilgili önemli bilgiler verdi.
Alerjik bulguların %50’sinden sorumlu etken: Akarlar
Ölmüş akarlar ve akarların dışkıları alerjiye neden olur. Bu maddelerin solunması ile Alerjik Nezle ve/veya Alerjik Astım ortaya çıkar. Deri ile temas halinde ise egzamayı tetiklerler. Akarların neden olduğu bulgular sonbaharda artar ve kış dönemine kadar yayılır. Ağustos ayı sonunda akarların üremesinin üç katına çıkması ve sonbahar-kış döneminde evlerin daha az havalandırılıp, daha çok ısıtılması bunun nedenidir.
Akarlara karşı evde alınabilecek önlemler
Haftada en az 3 kez, 30-40 dakika süre ile evi süpürmek gerekir. 30- 40 dakika süreli bir süpürme sonucunda akarların % 20 sinin temizlendiği gösterilmiştir. Su filtreli veya Hepa 13 Filtreli bir elektrik süpürge ile süpürmek gereklidir. Gözle görülmeyen akarları Hepa 13 filtre tutarken, su filtresi tozu suya hapsederek evi ve havasını temizler. Bu filtrelerin varlığında, akarlar tekrar havaya geri gidemezler. Halıların altı, yatak altı haftada 1-2 kez süpürülmelidir. Elektrik süpürgesinin akarların alerji yapan parçalarını dışarıya atmayan türden olmasına dikkat edilmelidir. Oda süpürdükten sonra mutlaka havalandırılmalıdır. Su filtreli süpürgeler torbası veya toz haznesi olan HEPA 13 filtreli süpürgelere karşı daha avantajlıdırlar. Torbalı ve torbasız süpürgelerde Toz haznesi temizleneceği veya toz torbası değişeceği zaman kullanıcı toza ve akarları solumaya maruz kalabilir. Ancak su filtreli süpürgenin toz haznesi temizleneceği zaman toz ve akarlar suda kalacağı için kullanıcı bunları solumak zorunda kalmaz, rahat bir şekilde kirli suyu tuvalete/lavaboya boşaltabilir.
Odalar, yaz ve kış aylarında, günde 30-60 dakika pencereler açılarak havalandırılmalıdır. Çarşaflar her hafta değiştirilerek, olabilecek en yüksek sıcaklıkta (60 derecede) yıkanmalıdır. Yastık veya organ sentetik malzemeden seçilmeli; kuştüyü, yün, pamuk olmamalıdır. Duvardan duvara halı, kalın kumaş perdelerden kaçınılmalıdır, anti-akar kılıflar kullanılmalıdır. Her ay yastık ve yorganlar çamaşır makinesinde, en yüksek sıcaklıkta yıkanmalıdır.
Sıcak hava üfleyen elektrikli radyatörlerden kaçınılmalıdır. Giysiler dolapta saklanmalı ve dolaplar sıklıkla havalandırılmalıdır. Tüylü oyuncaklar ayda bir kez, plastik bir torbaya koyularak, buzlukta bir gece bekletilmelidir.
Odaların sıcaklığı 18-19 derece ve nem derecesi % 50-60 olmalıdır. Düzenli olarak nemli bir sünger ile mobilyaların tozu alınmalıdır. Aşağıdaki yatakta uyuyan çocuk üst yataktan gelen akarlara da maruz kaldığı için çocuk odalarında ranza olmamalıdır. Alerjik kişinin odasında tahta somya olmalıdır.




4 Mayıs 2015 Pazartesi

ANKARALI BLOGGERLAR 9.FAİRY YEMEK ŞENLİĞİNDE

Tüketicilerin yaşamlarını kolaylaştıran P&G ailesinin markaları arasında bulunan Fairy ; 9.yemek şenliği için Ankara'da keyifli bir şenliğe imza attı. Etkinlik öncesinde Ankaralı Bloggerlar Berna Laçin ve Fairy marka yetkilileriyle güzel bir yemek organizasyonunda bir araya geldik. 

Crowne Plaza Otel Roof Restoranda gerçekleşen yemekte bloggerlar olarak Berna Laçin ile sanattan spora annelikten tiyatroya pek çok konuda keyifli bir sohbet yaptık.

                                    Yemeğin ardından bir selfie yapmasak olmadı değil mi :) 

Ardından sohbetimize 9.Fairy Yemek Şenliği kapsamında 10000 tabak yüklü 18 tonluk tır'ı çekme gösterisini yapacak olan Dünyanın En Güçlü Adamı ve Guiness Rekortmeni Zydrunas Savickas katıldı. Tabi ki herkesin cevabını merakla beklediği soruyu kendisine yönelttik; Nasıl bir beslenme programı uyguluyor ve günde kaç saat spor yapıyordu ? Çok özel bir beslenme programı olmadığını günde 6 öğün yemeğe dikkat ettiğini söyledi.
Bu arada hanımlar olarak evde bulaşıkları kimin yıkadığını sorduğumuzda bazen ben bazen eşim cevabını aldık ne de olsa hayat müşterek öyle değilmi :)


Berna Laçin ve Zydrunas Savickas ile güzel bir sohbetin ardından 9.Fairy yemek şenliği etkinlikleri için Ankara Ankamall otoparkında hazırlanan etkinlik alanına gittik, Etkinlik alanında gün boyu binlerce kişiye tavuklu pilav dağıtımı yapıldı , çarkıfelek ve tabak oyunları ile etkinliğe katılanlar hem hoş vakit geçirdiler hem de hediyeler kazandılar.

Tüm gün boyunca Fairy 2 kat daha fazla tabak yıkama etkisini 10000 tabağı yıkayarak gösterdi.Yıkanan 10.000 tabak Zydrunas Savickas tarafından çekilecek olan tır'a yüklendi , tam 18 ton olan tır'ı çeken Zydrunas Savickas Dünyanın En Güçlü Adamı ünvanını tüm Ankaralılara gösterdi  izlemek için buraya 

Yeni 2 kat formülü sayesinde Fairy ile zorlu bulaşıklar artık sorun değil... Suda bekletmeye gerek kalmadan kısa sürede daha çok bulaşığı daha iyi şekilde yıkayabilmek artık Fairy ile mümkün , deneyen 10 kadından 9'u Fairy'i öneriyor.


Bende hem bulaşık makinesinde hemde elde yıkama için Fairy'i tercih ediyorum , öncelikle bulaşık makinesinde hem bulaşıkları iyi şekilde temizleyip kirlerden yağlardan arındırırken hem de makineyi koruyor.Elde yıkamada ise 1 damla Fairy ile daha çok bulaşık yıkayabiliyorum, Evimde olmazsa olmaz ürünlerimden Fairy artık çok daha güçlü ve yoğun bir etkiye sahip.
Biz hanımlar Fairy sayesinde ev işlerine artık daha az zaman ayırabilir ve sevdiklerimizle daha çok vakit geçirip , dostlarla çay keyfi yapabiliriz.
                                        
Marka yüzü olarak Çağdaş, modern ve örnek bir sanatçı Berna Laçin'i seçerek Ankaralı bloggerlar olarak bizi bir araya getiren P&G ailesinden Fairy markasına çok teşekkür ediyorum.

Sevgiler


27 Nisan 2015 Pazartesi

DOĞAL TAVUK DİYE BİR ŞEY YOKTUR ...

Ticari kaygıyla çocukların sağlığı hiçe sayılıyor, tüketiciler kandırılıyor…
Muharrem Doğan “Doğal tavuk diye birşey yoktur” 
Çoğumuz büyük şehirlerde yaşamanın zorluklarından, sanayileşen hayattan şikayet ediyor bir yandan da kırsal bir hayatın özlemini duyuyoruz. Bu özlemin pazarlamacıların ekmeğine yağ sürdüğüne vurgu yapan Orvital Organik Gıda Kurucu Ortağı ve Gıda Mühendisi Muharrem Doğan “Türkiye’de üretim şekli açısından sadece 2 çeşit tavuk vardır; biri konvansiyonel dediğimiz standart tavuk diğeri de organik tavuk. Başına “doğal” “gurme” ve “köy” kelimesi konulan her ürünün sağlıklı olduğuna duyulan bir inanç var ki bu, özellikle tavuk konusunda son derece yanlış bir yönlendirmedir.  Doğal ve köy adı altında pazara sunulan ürünlerin organik ürünlere rakip gösterilmesi gelecek nesillerin sağlığını tehdit eden son derece ticari bir yaklaşımdır ve bir o kadar da yanıltıcıdır. Tüketiciler yalan, dolanla maalesef kandırılmaktır. Doğal ifadesinin resmi, geçerli bir tanımı bile bulunmamaktadır. Herkes istediği her ürüne doğal ifadesi koyabilir. Organik üretimin temeli denetim, kitabı bakanlığın yayınladığı Organik Tarım Kanunu ve İlgili Yönetmeliğidir. Organik üreticilerin attığı her adım denetlenmektedir” dedi.
GDO genlerle oynanarak yapılan bir laboratuar işlemidir ve ciddi bir tehdittir
GDO yani Genetiği Değiştirilmiş Organizmanın, bir bilinmez olduğunu ve bu bilinmezin ileride bize nasıl zararlar vereceğinin de bilinmediğine vurgu yapan Doğan “GDO, bir canlıdaki genetik özelliklerin kopyalanarak bu özellikleri taşımayan bir canlıya aktarılması sonucu üretilen canlılardır. Genlerle oynanarak yapılan bir laboratuar işlemidir. Canlılar üzerinde yapılan bu değişiklikler; canlı sağlığı, biyolojik çeşitlilik, ekolojik dengenin bozulması anlamına gelmektedir ve gelecek nesiller için de bir tehdit unsuru oluşturmaktadır. Güvenle söyleyebileceğimiz birşey var ki o da; organik tarım yönetmeliğinde GDO'nun yeri yoktur.   Gelecek nesiller, sağlıklı beslenmeden geçiyor. Sağlıklı nesiller için sürdürülebilir bir besin zinciri ve organik tarım temel teşkil ediyor. Bunu unutmayalım” dedi.
Çocuğumuzun sağlığını tavuğun sahibine emanet edemeyiz
Büyük şehirlere yakın beldelerden köy sıfatıyla alınan tavukların, denetimden uzak, son derece sağlıksız  koşullarda yetiştirildiğine vurgu yapan Doğan “Bir ilaç şişesini gagalayan, kanalizasyon yakını dereden su içen, GDO’lu yemle beslenen tavuklar ve en tehlikelisi hiç bir şekilde denetlenmeyen çiftçilikler var. Çocuğumuzun sağlığını tavuğun sahibine emanet edemeyiz. Tarım ilacı kullanılmayan, GDO’nun uğramadığı  o özlediğiniz Ali Baba’nın çiftliğini organik çiftliklerde arayın. Gidin görün gezin en önemlisi siz denetleyin”dedi.
Doğan: “Biz T.C. Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı’nın Organik Tarım Yönetmeliği’nin tanımladığı ilkeler çerçevesinde ve sadece organik üretim yapıyoruz. Bizim için esas olan organik tarımın yasakladığı konulara ışık tutmak ve toplumu bilgilendirmektir. Lütfen bilginin doğruluğunu ve kaynağını araştırmadan her duyduğunuza inanmayın” dedi.
Organik Tarım Yönetmeliği Ne Diyor?
Organik tarım, GDO’suz, hormonsuz, zirai gübre kullanmaksızın, ilaçsız ve herşeyden önemlisi katkı maddesiz üretim anlamına gelmektedir. Organik tarım toplum sağlığı kadar sürdürülebilir besin zinciri açısından da son derece önemlidir.
Dünyadaki ve Türkiye’deki organik tarım kanunlarında GDO’lu tohum veya hayvan ırkı tamamen yasaklanmıştır.
Bir tavuğun organik olması için yumurtadan çıktıktan sonra 1. günden itibaren   organik tarım yönetmeliğine uygun şekilde beslenmeye ve bu yönetmeliğe uygun çiftliklerde büyümeye başlaması gerekmektedir. 
Organik gıda üretilecek tarlanın organik sertifikası alması için en az 3 yıl hiç bir tarım ilacı ve kimyasal maddeye maruz bırakılmamış olması gerekiyor. 3 yılın sonunda yapılacak toprak analizleri ile teyit alınmaktadır. 
Organik üretim toplum refahını korur, hayvan refahını ön planda tutar. Hiçbir sınırlayıcı ekipman, yapay ışık kullanılmaz. Doğanın sunduğu tüm serbestlik ve sağlık organik üretimin temelini oluşturur. Konvansiyonel üretimde 25.000-30.000 adet tavuğun konulabileceği kümeslere organik üretimde sadece 4.800 adet tavuk konmaktadır.
Organik tavuklar hem kümeslerinde hem de kümes önlerinde kendilerine ayrılmış kontrollü alanlarda serbest bir şekilde dolaşırlar. Organik tavuk başına minimum 4 m2 olacak şekilde her kümes önünde 20 dönüm organik dolaşım alanı vardır
Organik üretim anlayışının bir parçası  olarak kümesler gibi kümes önü dolaşım alanları da organik olarak sertifikalandırılır.
Organik tavuk üretimi, baştan sona Bakanlık ve Uluslararası Organik Sertifikasyon kuruluşları tarafından denetlenmekte, yem hammmaddeleri periyodik olarak analize gönderilmektedir.
Organik üretim tesislerinde yetişen tavuklar, kesinlikle hormon, antibiyotik, pestisit ve ağır metal gibi kimyasallar içermez.
Organik tavuklar, minimum 81, ortalama 90 günde kesime gitmektedir.
Organik beslenme konusunda detaylı bilgi için: www.orvital.com.tr /